Malatya’ya kadar gidiverin, bakın neler göreceksiniz.

Malatya’ya kadar gidiverin, bakın neler göreceksiniz.

Malatya’ya kadar gidiverin, bakın neler göreceksiniz.

Kayısı ağaçlarının çiçek tarlalarına dönüştürdüğü uçsuz bucaksız bir ova göreceğiniz kesin mesela eğer mevsimine denk getirirseniz. Mart sonu olsun gidivereceğiniz zaman “Kayısı Çiçeği Şenliği” ni kaçırmak istemiyorsanız. Bu dönemini yakalayamazsanız hiç öyle çok üzülmeye de gerek yok, çünkü defalarca gitme isteği uyandıracak o kadar çok şey var ki Malatya’da…

Neler gördünüz bu kadar çok diye soracak olanlara bir bir anlatmak lazım.

Müzeler gördük mesela. Müzeciliğin taktire şayan bir şekilde önemsendiği ve yürütüldüğü böylesi güzel başka bir Anadolu şehri var mı bilmiyorum. Özellikle; fotoğrafçılık ilgi alanınız ise, bir “Fotoğraf Makinası Müzesi” var ki, içindeki çeşitliliğe, müze görevlisinin müthiş bir adanmışlıkla hepsini tek tek anlatışına ve otuz üç yıllık çok emekli bu koleksiyona şaşırıp kalabilirsiniz.

Eğer tekstil tarihine meraklıysanız, hatta hiç merakınız yoksa bile sadece Türkiye tarihinde tekstilin aşamalarını harika afişler, fotoğraflar, özenle toplanmış yıllar öncesinin tezgâhları ve çeşitli araç gereçleri, kıyafetleri, kumaşları ve onların hikayeleri eşliğinde tanımak adına Malatya Tekstil Müzesi’ni görmeye değer.

Kahve Müzesi, Gramofon Müzesi, Kent Belleği Müzesi ve daha neler neler, pek çok kez gelmeyi gerektirecek vaz geçilemeyecek sebepler hepsi.

Reklam

Neler mi gördük başka; su mucizesini gördük, Kabtaj’ı yani. Dört bin debi dile kolay, (saniyede akan su miktarı) Fırat’ta üç bin altı yüz debiymiş. Dua sesleri ile adımınızı atıyorsunuz sel gibi coşkuyla akıp gelen suyun durulduğu, depolandığı alana… Dualarla şehre ulaşan bu su kaynağında şifalandığını hissediyor insan. Hani eskiden sınavlara girmeden önce dua okunmuş su içirirlerdi ya, tüm şehir daha kaynağında dualanan bu suyu kullanıyor, yani yerel yönetim işi kaynağından halletmiş, başarı kesin!

Malatya’ya gidiverip de Arslantepe Höyüğü’nü görmeden olur mu? UNESCO Dünya mirası kalıcı listesinde bulunan bu tarihi alan asırlar boyu insanoğluna kucak açmış ve birçok medeniyetin izlerini taşıyor. Anadolu’nun bilinen en eski şehir devleti kurulmuş burada. Arslantepe Höyüğü tarihiyle inanılmaz büyülüyor, orada bulunmak gerçekten büyük ayrıcalık.

Neler neler gördük diyorum ya, müzeler, su kaynakları, camiler, höyükler, atölyelerle donatılmış kervansaraylar, lezzet sokakları, sanat sokakları, kayısısından kirazına, reyhanına pek çok doğa mucizeleri neler neler… Ama en önemlisi kadınlar gördük Malatya’da, pişiren, tarif eden, tattıran, bir bir hikayelerini anlatan… İlçe ilçe kooperatifleşmiş, emeklerini esirgememiş, cesurca meydana gelmiş ben de varım diyen. Kiraz yaprağı sarmamla, Arapgir dolamamla, fış fış tatlımla, kömbemle, kayısı kavurmamla, analı kızlımla, tarhanamla farklıyım, farkıma varın, fark yaratıyorum diyen…

İncecik yapraklarla, minik minik sardıkları, kat kat açtıkları, kimini yoğurtla kaynatıp, kimini soğanla, salçayla kavurup sofralarına koydukları emeklere şahitlik ettik. “Kimse tek kişi oturup sarmaz kiraz yaprağını, dut yaprağını, asma yaprağını, ayva yaprağını” dediler. “Toplaşılır da sarılır, dertleşme yemeğidir, sosyalleşme yemeğidir, bizi bir araya getirir” dediler. Onlar anlattı güleryüzleriyle biz dinledik, her pişirdiklerini tattık. Yörelerine değer katmak için yüreklerini ve emeklerini ortaya koymuş bu güzel kadınlara hayran olduk…

Kayısılarıyla nam salmış olmakla yetinmeyen, yörelerinin tüm değerlerini, özellikle de kadın emeğini ön plana çıkarmayı hedeflemiş, toplumun her kesiminden canla başla çalışan koca bir gönüllü ordusu var Malatya’da. Neredeyse tüm ilçelerindeki meslek yüksek okulları ve meslek liseleriyle, gençleri geleceğe yetiştirerek bölgelerindeki tüm şehirlere de hizmet ediyorlar. Uluslararası pek çok kuruluşa başvurmuşlar, değer bulmak, değer katmak, değerleri fark ettirmek adına.

Malatya halkının gelenekten geleceğe kucak açışı çok etkileyici. Gönülden misafirperverlikleri ve şehirlerini tanıtma tutkuları unutulmaz anlar yaşatıyor burayı ziyaret edenlere, şahitlik etmek istiyorsanız mutlaka Malatya’ya gidivermelisiniz.

İlerleyen yıllarda bu güzel şehrin uluslararası platformlarda başarılarını hep birlikte görebilmek umuduyla.

Anadolu’da olmak, Anadolu’ya âşk duymak çok güzel!

Selda Güleç

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

%d blogcu bunu beğendi:

Beydagi Haber Ajansi Malatya

Malatya Haber Sitesi Malatya FETÖ